İçeriğe geç

Esmaül Hüsna

Allah'ın 99 güzel ismi — Arapça yazılışı, okunuşu, anlamı ve her ismin kök (etimolojik) anlamıyla.

Esmaül Hüsna, “en güzel isimler” demektir. Kur'an'da “En güzel isimler Allah'ındır; O'na onlarla dua edin” (A'râf 7:180) buyrulur. Aşağıdaki 99 isim ve anlamları, klasik rivayet listeleri esas alınarak derlenmiştir.

  • 1الرحمن

    Er-Rahmân

    Dünya ve ahirette tüm varlıklara sonsuz merhamet eden

    Kökر ح مmerhamet ve şefkat göstermek
  • 2الرحيم

    Er-Rahîm

    İnanan kullarına ahirette özel merhamet ve bağışlaması olan

    Kökر ح مmerhamet ve şefkat göstermek
  • 3الملك

    El-Melik

    Tüm kainatın gerçek hükümdarı ve mutlak sahibi

    Kökم ل كsahip olmak, hükmetmek
  • 4القدوس

    El-Kuddûs

    Her türlü eksiklik ve kusurdan tamamen münezzeh olan

    Kökق د سtemizlemek, kutsamak, arınmak
  • 5السلام

    Es-Selâm

    Kullarına esenlik ve güvenlik bahşeden, her türlü tehlikeden koruyan

    Kökس ل مesenlik, kusursuzluk, teslimiyet
  • 6المؤمن

    El-Mü'min

    Güven ve emniyet veren, inananlarını korkulardan koruyan

    Kökا م نgüven vermek, emin kılmak
  • 7المهيمن

    El-Müheymin

    Her şeyi yakından gözeten ve denetim altında tutan

    Kökه ي م نgözetmek, koruyup denetlemek
  • 8العزيز

    El-Azîz

    Gücü her şeye yeten, hiçbir şeyin yenemeyeceği üstün olan

    Kökع ز زüstün ve yenilmez olmak
  • 9الجبار

    El-Cebbâr

    Kırılanları onaran, dilediğini yaptırmaya gücü yeten

    Kökج ب رonarmak, eksiği tamamlamak, zorla düzeltmek
  • 10المتكبر

    El-Mütekebbir

    Büyüklük ve azamet yalnızca kendine yakışan, eşsiz

    Kökك ب رbüyük ve ulu olmak
  • 11الخالق

    El-Hâlik

    Her şeyi yoktan var eden, yaratmanın tek sahibi

    Kökخ ل قyoktan yaratmak, takdir etmek
  • 12البارئ

    El-Bâri'

    Her şeyi birbiriyle uyumlu ve kusursuz biçimde yaratan

    Kökب ر اkusursuz ve uyumlu yaratmak
  • 13المصور

    El-Musavvir

    Her varlığa kendine özgü biçim ve suret veren

    Kökص و رbiçim ve suret vermek
  • 14الغفار

    El-Gaffâr

    Günahları defalarca örten ve bağışlayan

    Kökغ ف رörtmek, bağışlamak
  • 15القهار

    El-Kahhâr

    Her şeyi boyunduruk altına alan, hiçbir gücün karşı koyamadığı

    Kökق ه رboyun eğdirmek, üstün gelmek
  • 16الوهاب

    El-Vehhâb

    Hiçbir karşılık beklemeksizin durmadan bağışlayan

    Kökو ه بkarşılıksız vermek, bağışlamak
  • 17الرزاق

    Er-Rezzâk

    Her canlının rızkını üstlenen, bolca veren

    Kökر ز قrızık verip beslemek
  • 18الفتاح

    El-Fettâh

    Her türlü kapalı kapıyı ve rahmet hazinelerini açan

    Kökف ت حaçmak, çözüme kavuşturmak
  • 19العليم

    El-Alîm

    Gizli açık, geçmiş gelecek her şeyi eksiksiz bilen

    Kökع ل مbilmek, ilim sahibi olmak
  • 20القابض

    El-Kâbid

    Rızkı daraltan ve canı alan, hikmetiyle daralma yaratan

    Kökق ب ضtutmak, daraltmak, almak
  • 21الباسط

    El-Bâsıt

    Rızkı ve rahmeti genişleten, kalplere ferahlık veren

    Kökب س طyaymak, genişletmek, açmak
  • 22الخافض

    El-Hâfid

    Zalimleri ve mağrurları alçaltan

    Kökخ ف ضalçaltmak, indirmek
  • 23الرافع

    Er-Râfi'

    Değerli kullarını ve hakkı yükselten

    Kökر ف عyükseltmek, kaldırmak
  • 24المعز

    El-Mu'izz

    Dilediğine onur ve yücelik bahşeden

    Kökع ز زüstün ve değerli kılmak
  • 25المذل

    El-Muzill

    Dilediğini alçaltan, zalimleri zelil kılan

    Kökذ ل لalçaltmak, zelil kılmak
  • 26السميع

    Es-Semî'

    Her sesi, her duayı, her fısıltıyı işiten

    Kökس م عişitmek, duymak
  • 27البصير

    El-Basîr

    Gizli açık her şeyi en ince ayrıntısına kadar gören

    Kökب ص رgörmek, basiretle kavramak
  • 28الحكم

    El-Hakem

    Her konuda en doğru kararı veren, hükmü kesin olan

    Kökح ك مhüküm vermek, karar kılmak
  • 29العدل

    El-Adl

    Mutlak adaletle hükmeden, hiçbir zaman haksızlık etmeyen

    Kökع د لadalet, denge, doğruluk
  • 30اللطيف

    El-Latîf

    En ince detayları bilen ve kullarına lütufla yaklaşan

    Kökل ط فincelik, lütuf, nazik davranış
  • 31الخبير

    El-Habîr

    Her şeyin gizli iç yüzünü ve gerçek halini bilen

    Kökخ ب رbir şeyin iç yüzünü bilmek
  • 32الحليم

    El-Halîm

    İsyan eden kullarına bile sabır ve yumuşaklıkla davranan

    Kökح ل مyumuşaklık, acele etmeyip hoş görmek
  • 33العظيم

    El-Azîm

    Akıl ve hayal sınırlarını aşan büyüklük ve ululuk sahibi

    Kökع ظ مbüyük ve yüce olmak
  • 34الغفور

    El-Gafûr

    Günahları çokça bağışlayan, affı geniş olan

    Kökغ ف رörtmek, çokça bağışlamak
  • 35الشكور

    Eş-Şekûr

    Küçük bir iyiliğe büyük mükâfatlar veren

    Kökش ك رiyiliğe karşılık vermek, takdir etmek
  • 36العلي

    El-Aliyy

    Her şeyden yüce, hiçbir şeyle kıyaslanamayan

    Kökع ل وyüce ve yüksek olmak
  • 37الكبير

    El-Kebîr

    Gerçek anlamda büyük olan, her şey O'nun yanında küçük

    Kökك ب رbüyük ve ulu olmak
  • 38الحفيظ

    El-Hafîz

    Her şeyi muhafaza eden, yok olmaktan koruyan

    Kökح ف ظkorumak, gözetmek, muhafaza etmek
  • 39المقيت

    El-Mukît

    Her canlıya bedensel ve ruhsal güç veren

    Kökق و تgıda ve güç vermek, beslemek
  • 40الحسيب

    El-Hasîb

    Kullarının tüm amellerini hesaba çeken, adaletli olan

    Kökح س بhesap görmek, yeterli olmak
  • 41الجليل

    El-Celîl

    Heybet ve azamet sahibi, karşısında boyun eğilen

    Kökج ل لululuk, heybet, azamet
  • 42الكريم

    El-Kerîm

    Cömertliği sonsuz, karşılıksız ihsanı bol olan

    Kökك ر مcömertlik, asalet, ikram
  • 43الرقيب

    Er-Rakîb

    Kullarını her an gözeten, hiçbir şeyin gözünden kaçmadığı

    Kökر ق بgözetlemek, gözetim altında tutmak
  • 44المجيب

    El-Mucîb

    Her duayı duyan ve cevap veren

    Kökج و بcevap vermek, karşılık vermek
  • 45الواسع

    El-Vâsi'

    Rahmeti ve ilmi sonsuz, her şeyi kuşatan

    Kökو س عgeniş olmak, kuşatmak
  • 46الحكيم

    El-Hakîm

    Her işini derin hikmet ve anlam üzere yapan

    Kökح ك مhikmet, sağlam ve yerinde hüküm
  • 47الودود

    El-Vedûd

    Kullarına sonsuz sevgi besleyen ve onlara sevilmeyi ilham eden

    Kökو د دsevmek, sevgi beslemek
  • 48المجيد

    El-Mecîd

    Şanı ve keremi yüce, iyiliği sınırsız olan

    Kökم ج دşan, şeref, yücelik
  • 49الباعث

    El-Bâis

    Ölüleri kıyamet günü diriltip yeniden var eden

    Kökب ع ثdiriltmek, göndermek, harekete geçirmek
  • 50الشهيد

    Eş-Şehîd

    Her yerde ve her an her şeye bizzat tanıklık eden

    Kökش ه دşahit olmak, tanıklık etmek
  • 51الحق

    El-Hakk

    Varlığı kesin ve zorunlu olan tek gerçek

    Kökح ق قgerçek, sabit ve değişmez olan
  • 52الوكيل

    El-Vekîl

    Kendine dayananların işlerini en iyi şekilde üstlenen

    Kökو ك لişleri üstlenmek, vekil olmak
  • 53القوي

    El-Kaviyy

    Gücü sonsuz, hiçbir şeyin zayıflatamadığı kuvvet sahibi

    Kökق و يgüçlü ve kuvvetli olmak
  • 54المتين

    El-Metîn

    Hiçbir şeyin sarsamadığı, sonsuz kuvvet sahibi

    Kökم ت نsağlam, dayanıklı, metin olmak
  • 55الولي

    El-Veliyy

    İnanan kullarının dostu ve koruyucusu

    Kökو ل يdost olmak, yardım edip sahip çıkmak
  • 56الحميد

    El-Hamîd

    Her türlü hamd ve övgüyü hak eden

    Kökح م دövgü, hamde layık olmak
  • 57المحصي

    El-Muhsî

    Kainattaki her şeyin sayısını ve miktarını bilen

    Kökح ص يsaymak, eksiksiz kuşatmak
  • 58المبدئ

    El-Mubdi'

    Her şeyi ilk defa yoktan var eden

    Kökب د اbaşlatmak, ilk kez ortaya koymak
  • 59المعيد

    El-Muîd

    Yok olan her şeyi tekrar var eden, ölüleri dirilten

    Kökع و دgeri döndürmek, yeniden yapmak
  • 60المحيي

    El-Muhyî

    Cansız varlıklara hayat veren, ölüleri dirilten

    Kökح ي يhayat vermek, diriltmek
  • 61المميت

    El-Mumît

    Her canlıya ölümü takdir eden, hayatı ve ölümü elinde tutan

    Kökم و تölüm vermek, canı almak
  • 62الحي

    El-Hayy

    Sonsuz ve eksiksiz hayat sahibi, hiçbir zaman ölmeyen

    Kökح ي يdiri ve canlı olmak
  • 63القيوم

    El-Kayyûm

    Her şeyi kendi gücüyle ayakta tutan, O olmadan hiçbir şey var olamaz

    Kökق و مayakta tutmak, var kılıp yönetmek
  • 64الواجد

    El-Vâcid

    Her istediğine sahip olan, hiçbir eksikliği bulunmayan

    Kökو ج دbulmak, dilediğini elde etmek
  • 65الماجد

    El-Mâcid

    Sonsuz şeref ve cömertlik sahibi, yüce olan

    Kökم ج دşan ve şeref sahibi olmak
  • 66الواحد

    El-Vâhid

    Zatında, sıfatlarında ve işlerinde tek ve biricik olan

    Kökو ح دtek ve eşsiz olmak
  • 67الأحد

    El-Ehad

    Hiçbir ortağı ve benzeri bulunmayan mutlak tek

    Kökا ح دbölünmez biriciklik, mutlak teklik
  • 68الصمد

    Es-Samed

    Her şeyin muhtaç olduğu, kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan

    Kökص م دhiçbir şeye muhtaç olmayan, başvurulan
  • 69القادر

    El-Kâdir

    İstediğini istediği zaman yapabilecek güce sahip olan

    Kökق د رgüç yetirmek, ölçü ve takdir
  • 70المقتدر

    El-Muktedir

    Kudret ve gücü her şeyi tam anlamıyla kuşatan

    Kökق د رher şeye gücü yeten, muktedir
  • 71المقدم

    El-Mukaddim

    Dilediği şeyi ve kişiyi öne alan

    Kökق د مöne almak, ileri geçirmek
  • 72المؤخر

    El-Muahhır

    Dilediği şeyi ve kişiyi geri bırakan

    Kökا خ رgeri bırakmak, sona almak
  • 73الأول

    El-Evvel

    Her şeyden önce var olan, başlangıcı bulunmayan

    Kökا و لilk, başlangıcı olmayan
  • 74الآخر

    El-Âhir

    Her şey yok olsa da var olmaya devam eden, sonu olmayan

    Kökا خ رson, sonu olmayan
  • 75الظاهر

    Ez-Zâhir

    Yarattığı her şeyde varlığının delilleri apaçık görünen

    Kökظ ه رaçık, üstün ve apaçık olmak
  • 76الباطن

    El-Bâtın

    Zatının hakikati hiçbir akıl tarafından tam olarak kavranamayan

    Kökب ط نgizli, içte ve örtülü olmak
  • 77الوالي

    El-Vâlî

    Tüm evreni yöneten ve idare eden tek otorite

    Kökو ل يyönetmek, idare edip sahip çıkmak
  • 78المتعالي

    El-Müteâlî

    Aklın tasavvur edebileceği her şeyin ötesinde yüce olan

    Kökع ل وher şeyden yüce olmak
  • 79البر

    El-Berr

    İyiliği ve ihsanı bol, kullarına karşı çok lütufkâr

    Kökب ر رiyilik, lütuf ve vefa sahibi olmak
  • 80التواب

    Et-Tevvâb

    Tövbeye yönelen kullarını tekrar tekrar affeden

    Kökت و بtövbeyi kabul etmek, dönüşe karşılık vermek
  • 81المنتقم

    El-Müntakim

    Zulmedenlerin cezasını veren, hakkı yerine getiren

    Kökن ق مsuçluyu cezalandırmak, hakkı almak
  • 82العفو

    El-Afüvv

    Günahları izini bırakmadan tamamen silen, affı geniş

    Kökع ف وaffetmek, günahı tamamen silmek
  • 83الرؤوف

    Er-Raûf

    Kullarına karşı son derece şefkatli ve merhametli

    Kökر ا فçok şefkatli ve merhametli olmak
  • 84مالك الملك

    Mâlikü'l-Mülk

    Tüm mülkün gerçek sahibi, dilediğine verir dilediğinden alır

    Kökم ل كmülkün gerçek sahibi olmak
  • 85ذو الجلال والإكرام

    Zü'l-Celâli ve'l-İkrâm

    Hem haşmet hem de cömertlik sıfatlarını en üst düzeyde taşıyan

    Kökج ل ل / ك ر مululuk ve cömertlik sahibi olmak
  • 86المقسط

    El-Muksit

    Her konuda tam ve eksiksiz adalet uygulayan

    Kökق س طadaletle hükmetmek, denge kurmak
  • 87الجامع

    El-Câmi'

    Birbirinden ayrı şeyleri bir araya toplayan, kıyamette insanları haşreden

    Kökج م عtoplamak, bir araya getirmek
  • 88الغني

    El-Ganiyy

    Her türlü ihtiyaçtan tamamen bağımsız, mutlak zengin

    Kökغ ن يzengin ve hiçbir şeye muhtaç olmamak
  • 89المغني

    El-Muğnî

    Dilediği kulunu zengin eden, ihtiyaçtan kurtaran

    Kökغ ن يzenginleştirmek, ihtiyaçtan kurtarmak
  • 90المانع

    El-Mâni'

    Zararlı şeyleri önleyen, kullarını koruyan

    Kökم ن عengellemek, alıkoymak, korumak
  • 91الضار

    Ed-Dârr

    Hikmeti gereği zarara izin veren, her şey O'nun takdiriyledir

    Kökض ر رzarar verebilmek (hikmetle)
  • 92النافع

    En-Nâfi'

    Her türlü faydanın gerçek kaynağı

    Kökن ف عfayda ve yarar vermek
  • 93النور

    En-Nûr

    Gökleri, yeri ve kalpleri nurlandıran

    Kökن و رnur, aydınlık, ışık vermek
  • 94الهادي

    El-Hâdî

    Kullarını doğru yola ve hakikate ulaştıran

    Kökه د يdoğru yola iletmek, kılavuzluk etmek
  • 95البديع

    El-Bedî'

    Hiçbir örnek olmaksızın eşsiz ve mükemmel yaratan

    Kökب د عeşi benzeri olmadan icat etmek
  • 96الباقي

    El-Bâkî

    Her şey geçici iken O'nun varlığı sonsuzdur

    Kökب ق يkalıcı ve baki olmak
  • 97الوارث

    El-Vâris

    Her şey yok olsa da O kalır, her şeyin son sahibi

    Kökو ر ثvaris olmak, sonunda kalıp sahip olmak
  • 98الرشيد

    Er-Reşîd

    Her işi doğruluğa ve hikmete uygun yürüten

    Kökر ش دdoğruya iletmek, isabetli yönlendirmek
  • 99الصبور

    Es-Sabûr

    Kullarının hata ve isyanlarına rağmen cezayı erteleyip sabır gösteren

    Kökص ب رsabretmek, cezada acele etmemek