Sûre 10 · Ayet 81
يونس
10. Yûnus Suresi · 81. Ayet
فَلَمَّآ أَلْقَوْا۟ قَالَ مُوسَىٰ مَا جِئْتُم بِهِ ٱلسِّحْرُ ۖ إِنَّ ٱللَّهَ سَيُبْطِلُهُۥٓ ۖ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُصْلِحُ عَمَلَ ٱلْمُفْسِدِينَ ﴿٨١﴾
Felemma elkav kale Musa ma ci'tum bihis sıhru innallahe seyubtiluhu innallahe la yuslihu amelel mufsidin
Onlar ortaya atınca Musa dedi ki, "Sizin yaptığınız şey sihirdir. Muhakkak ki, Allah onu iptal edecektir. Şüphe yok ki, Allah fesatçıların işlerini düze çıkarmaz
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فَلَمَّآLemma: لَمّا | Edat + İsim | henüz, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | أَلۡقَوۡاْLemma: أَلْقَى | Fiil + İsim | attı, bıraktı | لقي | karşılaşmak |
| 3 | قَالَLemma: قالَ | Fiil | der | قول | söylemek, söz |
| 4 | مُوسَىٰLemma: مُوسَى | İsim | Musa | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | مَاLemma: ما | İsim | ne / şey | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | جِئۡتُمLemma: جاءَ | Fiil + İsim | gelir | جيأ | gelmek |
| 7 | بِهِ | Edat + İsim | onunla | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | ٱلسِّحۡرُۖLemma: سِحْر | Edat + İsim | sihir | سحر | büyü yapmak; seher vakti |
| 9 | إِنَّLemma: إِنّ | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | ٱللَّهَLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 11 | سَيُبۡطِلُهُۥٓLemma: يُبْطِلَ | Edat + Fiil + İsim | batıl, boş | بطل | batıl, boş |
| 12 | إِنَّLemma: إِنّ | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | ٱللَّهَLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 14 | لَاLemma: لا | Edat | değil / yok | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | يُصۡلِحُLemma: أَصْلَحَ | Fiil | ıslah, iyi olmak | صلح | ıslah, iyi olmak |
| 16 | عَمَلَLemma: عَمَل | İsim | amel, iş | عمل | iş yapmak, amel |
| 17 | ٱلۡمُفۡسِدِينَLemma: مُفْسِد | Edat + İsim | bozguncular | فسد | bozulmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.