Sûre 14 · Ayet 47
ابراهيم
14. İbrâhîm Suresi · 47. Ayet
فَلَا تَحْسَبَنَّ ٱللَّهَ مُخْلِفَ وَعْدِهِۦ رُسُلَهُۥٓ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ ذُو ٱنتِقَامٍ ﴿٤٧﴾
Fela tahsebennallahe muhlife va'dihi rusulehu innallahe azizun zu intikam
O halde sakın Allah'ın peygamberlerine olan vaadinden cayacağını sanma! Şüphesiz Allah her şeye galiptir, intikam sahibidir
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فَلَاLemma: ف | Edat | artık değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | تَحۡسَبَنَّLemma: حَسِبَ | Fiil + Edat | sanır | حسب | hesaplamak |
| 3 | ٱللَّهَLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 4 | مُخۡلِفَLemma: مُخْلِف | İsim | başarısız olacak | خلف | arkada kalmak, ardından |
| 5 | وَعۡدِهِۦLemma: وَعْد | İsim | vaat etti | وعد | söz vermek |
| 6 | رُسُلَهُۥٓۚLemma: رَسُول | İsim | elçi | رسل | göndermek, elçilik |
| 7 | إِنَّLemma: إِنّ | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | ٱللَّهَLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 9 | عَزِيزٞLemma: عَزِيز | İsim | güçlü, aziz | عزز | güçlü olmak |
| 10 | ذُوLemma: ذُو | İsim | sahip olan | ذوي | Kök var, açıklaması eksik. |
| 11 | ٱنتِقَامٖLemma: انتِقام | İsim | intikam | نقم | intikam almak / hoşnutsuz olmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.