Sûre 18 · Ayet 105
الكهف
18. Kehf Suresi · 105. Ayet
أُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَـٰتِ رَبِّهِمْ وَلِقَآئِهِۦ فَحَبِطَتْ أَعْمَـٰلُهُمْ فَلَا نُقِيمُ لَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ وَزْنًا ﴿١٠٥﴾
Ulaikellezine keferu bi âyâti rabbihim ve likâihî fehabitât a'mâluhum fe lâ nukîmu lehum yevmel kıyameti veznen
İşte onlar, Rabblerinin âyetlerini ve O'nun huzuruna çıkacaklarını inkâr etmişlerdir de bu yüzden iyilik altında yaptıkları bütün amelleri boşa gitmiştir. Artık kıyamet günü onlar için hiçbir ölçü tutturmayız
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أُوْلَـٰٓئِكَLemma: ذا | İsim + Edat | işte onlar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | كَفَرُواْLemma: كَفَرَ | Fiil + İsim | inkâr ettiler | كفر | örtmek, inkâr etmek |
| 4 | بِـَٔايَٰتِLemma: آيَة | Edat + İsim | ayet, delil | أيي | alamet, işaret, ayet |
| 5 | رَبِّهِمۡLemma: رَبّ | İsim | rab | ربب | terbiye etmek, yetiştirmek, yönetmek; Rab |
| 6 | وَلِقَآئِهِۦLemma: لِقاء | Edat + İsim | karşılaşma | لقي | karşılaşmak |
| 7 | فَحَبِطَتۡLemma: حَبِطَ | Edat + Fiil | boşa çıkmak | حبط | boşa çıkmak |
| 8 | أَعۡمَٰلُهُمۡLemma: عَمَل | İsim | amel, iş | عمل | iş yapmak, amel |
| 9 | فَلَاLemma: ف | Edat | artık değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | نُقِيمُLemma: أَقامَ | Fiil | tayin ederiz | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 11 | لَهُمۡ | Edat + İsim | onlar için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | يَوۡمَLemma: يَوْم | İsim | gün | يوم | gün, zaman |
| 13 | ٱلۡقِيَٰمَةِLemma: قِيامَة | Edat + İsim | kıyamet | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 14 | وَزۡنٗاLemma: وَزْن | İsim | tartı | وزن | tartmak / ölçmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.