Sûre 20 · Ayet 134
طه
20. Tâhâ Suresi · 134. Ayet
وَلَوْ أَنَّآ أَهْلَكْنَـٰهُم بِعَذَابٍ مِّن قَبْلِهِۦ لَقَالُوا۟ رَبَّنَا لَوْلَآ أَرْسَلْتَ إِلَيْنَا رَسُولًا فَنَتَّبِعَ ءَايَـٰتِكَ مِن قَبْلِ أَن نَّذِلَّ وَنَخْزَىٰ ﴿١٣٤﴾
Ve lev enna ehleknahum bi azabin min kablihi le kalu rabbena levla erselte ileyna rasulen fe nettebi'a ayatike min kabli en nezille ve nahza.
Eğer biz, onları bundan (peygamber veya Kur'ân'dan) önce bir azab ile yok etseydik, muhakkak "Ey Rabbimiz! bize bir peygamber gönderseydin de, alçak ve rezil olmadan önce âyetlerine uysaydık, olmaz mıydı?" diyeceklerdi
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَلَوۡLemma: و | Edat | eğer bile | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | أَنَّآLemma: أَنّ | Edat + İsim | biz | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | أَهۡلَكۡنَٰهُمLemma: أَهْلَكَ | Fiil + İsim | helak etti | هلك | yok olmak |
| 4 | بِعَذَابٖLemma: عَذاب | Edat + İsim | azap | عذب | azap etmek, ceza vermek |
| 5 | مِّنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | قَبۡلِهِۦLemma: قَبْل | İsim | önce | قبل | önce olmak, önünde olmak |
| 7 | لَقَالُواْLemma: قالَ | Edat + Fiil + İsim | der | قول | söylemek, söz |
| 8 | رَبَّنَاLemma: رَبّ | İsim | rab | ربب | terbiye etmek, yetiştirmek, yönetmek; Rab |
| 9 | لَوۡلَآLemma: لَوْلا | Edat | keşke, olmasaydı | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | أَرۡسَلۡتَLemma: أَرْسَلَ | Fiil + İsim | gönderir | رسل | göndermek, elçilik |
| 11 | إِلَيۡنَاLemma: إِلَى | Edat + İsim | bize | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | رَسُولٗاLemma: رَسُول | İsim | elçi | رسل | göndermek, elçilik |
| 13 | فَنَتَّبِعَLemma: اتَّبَعَ | Edat + Fiil | tabi oldu | تبع | uymak, tabi olmak |
| 14 | ءَايَٰتِكَLemma: آيَة | İsim | ayet, delil | أيي | alamet, işaret, ayet |
| 15 | مِنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | قَبۡلِLemma: قَبْل | İsim | önce | قبل | önce olmak, önünde olmak |
| 17 | أَنLemma: أَن | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 18 | نَّذِلَّLemma: نَذِلَّ | Fiil | zillet | ذلل | boyun eğdirmek / alçaltmak / uysal kılmak |
| 19 | وَنَخۡزَىٰLemma: نَخْزَى | Edat + Fiil | rezil etmek | خزي | rezil olmak / aşağılanmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.