Sûre 32 · Ayet 3
السجدة
32. Secde Suresi · 3. Ayet
أَمْ يَقُولُونَ ٱفْتَرَىٰهُ ۚ بَلْ هُوَ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ لِتُنذِرَ قَوْمًا مَّآ أَتَىٰهُم مِّن نَّذِيرٍ مِّن قَبْلِكَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ ﴿٣﴾
Em yekulune ifterahu bel huvel hakku min rabbike litunzira kavmen ma etahum min nezirin min kablike leallehum yehtedun
Yoksa onu (Muhammed) uydurdu mu diyorlar? Hayır, o senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi korkutman için, Rabbin tarafından gelen bir haktır. Gerek ki, hidayeti kabul ederler
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أَمۡLemma: أَم | Edat | yoksa, veya | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | يَقُولُونَLemma: قالَ | Fiil + İsim | der | قول | söylemek, söz |
| 3 | ٱفۡتَرَىٰهُۚLemma: افْتَرَى | Fiil + İsim | iftira etti | فري | yarmak/kesmek; uydurmak/iftira etmek |
| 4 | بَلۡLemma: بَل | Edat | aksine | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | هُوَLemma: هُوَ | İsim | o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | ٱلۡحَقُّLemma: حَقّ | Edat + İsim | hak | حقق | hak olmak, doğrulamak, gerçekleştirmek |
| 7 | مِنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | رَّبِّكَLemma: رَبّ | İsim | rab | ربب | terbiye etmek, yetiştirmek, yönetmek; Rab |
| 9 | لِتُنذِرَLemma: أَنذَرَ | Edat + Fiil | uyarır | نذر | uyarmak, korkutmak |
| 10 | قَوۡمٗاLemma: قَوْم | İsim | kavim | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 11 | مَّآLemma: ما | Edat | ne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | أَتَىٰهُمLemma: أَتَى | Fiil + İsim | geldi, getirdi | أتي | gelmek, getirmek |
| 13 | مِّنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | نَّذِيرٖLemma: نَذِير | İsim | uyarıcı | نذر | uyarmak, korkutmak |
| 15 | مِّنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | قَبۡلِكَLemma: قَبْل | İsim | önce | قبل | önce olmak, önünde olmak |
| 17 | لَعَلَّهُمۡLemma: لَعَلّ | Edat + İsim | belki onlar, umarım onlar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 18 | يَهۡتَدُونَLemma: اهْتَدَى | Fiil + İsim | hidayete erdi | هدي | yol göstermek, hidayet etmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.