Sûre 4 · Ayet 104
النساء
4. Nisâ Suresi · 104. Ayet
وَلَا تَهِنُوا۟ فِى ٱبْتِغَآءِ ٱلْقَوْمِ ۖ إِن تَكُونُوا۟ تَأْلَمُونَ فَإِنَّهُمْ يَأْلَمُونَ كَمَا تَأْلَمُونَ ۖ وَتَرْجُونَ مِنَ ٱللَّهِ مَا لَا يَرْجُونَ ۗ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمًا ﴿١٠٤﴾
Ve la tehinu fi ibtigail kavmi in tekunu te'lemu fe innehum ye'lemune kema te'lemune ve tercune minallahi ma la yercune ve kanallahu alimen hakima.
Düşman topluluğunu takip etmede gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı duyuyorsanız, kuşkusuz onlar da sizin acı duyduğunuz gibi acı çekiyorlar. Oysa siz Allah'tan onların ümit edemeyecekleri şeyleri umuyorsunuz. Kuşkusuz Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَلَاLemma: و | Edat | ve değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | تَهِنُواْLemma: وَهَنَ | Fiil + İsim | zayıflamak | وهن | zayıflamak / güçsüz düşmek |
| 3 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | ٱبۡتِغَآءِLemma: ابْتِغاء | İsim | azgınlık | بغي | istemek, aramak; haddi aşmak, azgınlık etmek |
| 5 | ٱلۡقَوۡمِۖLemma: قَوْم | Edat + İsim | kavim | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 6 | إِنLemma: إِن | Edat | eğer | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | تَكُونُواْLemma: كانَ | Fiil + İsim | olur | كون | olmak, var olmak |
| 8 | تَأۡلَمُونَLemma: يَأْلَمُ | Fiil + İsim | acı veren | ألم | acı, elem |
| 9 | فَإِنَّهُمۡLemma: إِنّ | Edat + İsim | ve şüphesiz onlar | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | يَأۡلَمُونَLemma: يَأْلَمُ | Fiil + İsim | acı veren | ألم | acı, elem |
| 11 | كَمَاLemma: ك | Edat | gibi | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | تَأۡلَمُونَۖLemma: يَأْلَمُ | Fiil + İsim | acı veren | ألم | acı, elem |
| 13 | وَتَرۡجُونَLemma: يَرْجُوا۟ | Edat + Fiil + İsim | ummak | رجو | ummak |
| 14 | مِنَLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | ٱللَّهِLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 16 | مَاLemma: ما | İsim | ne / şey | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | لَاLemma: لا | Edat | değil / yok | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 18 | يَرۡجُونَۗLemma: يَرْجُوا۟ | Fiil + İsim | ummak | رجو | ummak |
| 19 | وَكَانَLemma: كانَ | Edat + Fiil | olur | كون | olmak, var olmak |
| 20 | ٱللَّهُLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 21 | عَلِيمًاLemma: عَلِيم | İsim | bilen, alim | علم | bilmek, bilgi, ilim |
| 22 | حَكِيمًاLemma: حَكِيم | İsim | hikmetli, hakim | حكم | hükmetmek; hüküm, hikmet |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.