Sûre 7 · Ayet 123
الأعراف
7. A'râf Suresi · 123. Ayet
قَالَ فِرْعَوْنُ ءَامَنتُم بِهِۦ قَبْلَ أَنْ ءَاذَنَ لَكُمْ ۖ إِنَّ هَـٰذَا لَمَكْرٌ مَّكَرْتُمُوهُ فِى ٱلْمَدِينَةِ لِتُخْرِجُوا۟ مِنْهَآ أَهْلَهَا ۖ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ ﴿١٢٣﴾
Kale fir'avnu amentum bihi kable en azene lekum inne haza le mekrun mekertumuhu fil medineti li tuhricu minha ehleha fe sevfe ta'lemun
Firavun: "Ben size izin vermeden iman ettiniz ha!" dedi. "Şüphesiz bu bir hiledir, siz bunu şehirde kurmuşsunuz, yerli halkı oradan çıkarmak istiyorsunuz, sonra anlayacaksınız
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قَالَLemma: قالَ | Fiil | der | قول | söylemek, söz |
| 2 | فِرۡعَوۡنُLemma: فِرْعَوْن | İsim | firavun | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | ءَامَنتُمLemma: آمَنَ | Fiil + İsim | İman etti | أمن | güvenmek, emin olmak, inanmak |
| 4 | بِهِۦ | Edat + İsim | onunla | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | قَبۡلَLemma: قَبْل | İsim | önce | قبل | önce olmak, önünde olmak |
| 6 | أَنۡLemma: أَن | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | ءَاذَنَLemma: أَذِنَ | Fiil | izin vermek | أذن | izin vermek |
| 8 | لَكُمۡۖ | Edat + İsim | sizin için, size ait | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | إِنَّLemma: إِنّ | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | هَٰذَاLemma: ذا | Edat + İsim | bu | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | لَمَكۡرٞLemma: مَكْر | Edat + İsim | tuzak | مكر | tuzak kurmak |
| 12 | مَّكَرۡتُمُوهُLemma: مَكَرَ | Fiil + İsim | tuzak | مكر | tuzak kurmak |
| 13 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | ٱلۡمَدِينَةِLemma: مَدِينَة | Edat + İsim | şehir | مدن | şehir/yerleşim yeri; Medyen/Medine bağlamı |
| 15 | لِتُخۡرِجُواْLemma: أَخْرَجَ | Edat + Fiil + İsim | çıkarır | خرج | çıkmak |
| 16 | مِنۡهَآLemma: مِن | Edat + İsim | ondan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | أَهۡلَهَاۖLemma: أَهْل | İsim | halkı | أهل | aile, halk; ehil/layık olmak |
| 18 | فَسَوۡفَLemma: ف | Edat | ve yakında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 19 | تَعۡلَمُونَLemma: عَلِمَ | Fiil + İsim | bilmek, bilgi | علم | bilmek, bilgi, ilim |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.