Sûre 2 · Ayet 279
البقرة
2. Bakara Suresi · 279. Ayet
فَإِن لَّمْ تَفْعَلُوا۟ فَأْذَنُوا۟ بِحَرْبٍ مِّنَ ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ ۖ وَإِن تُبْتُمْ فَلَكُمْ رُءُوسُ أَمْوَٰلِكُمْ لَا تَظْلِمُونَ وَلَا تُظْلَمُونَ ﴿٢٧٩﴾
Fe in lem tef'alu fe'zenu bi harbin minallahi ve rasulihi ve in tubtum felekum ruusu emvalikum la tazlimune ve la tuzlemun.
Eğer böyle yapmazsanız, o zaman Allah ve Resulü tarafından size savaş açılmış olduğunu bilin. Eğer tevbe ederseniz, sermayeleriniz sizindir. Haksızlık etmezsiniz, haksızlığa da uğramazsınız
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فَإِنLemma: ف | Edat | eğer | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | لَّمۡLemma: لَم | Edat | değil (geçmiş) | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | تَفۡعَلُواْLemma: فَعَلَ | Fiil + İsim | yapar | فعل | yapmak, fiil |
| 4 | فَأۡذَنُواْLemma: أَذِنَ | Edat + Fiil + İsim | haberdar olun | أذن | izin vermek |
| 5 | بِحَرۡبٖLemma: حَرْب | Edat + İsim | savaş | حرب | savaş; düşmanlık/savaşmak |
| 6 | مِّنَLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | ٱللَّهِLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 8 | وَرَسُولِهِۦۖLemma: رَسُول | Edat + İsim | elçi | رسل | göndermek, elçilik |
| 9 | وَإِنLemma: و | Edat | ve | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | تُبۡتُمۡLemma: تابَ | Fiil + İsim | tevbe edin | توب | tevbe etmek |
| 11 | فَلَكُمۡ | Edat + İsim | sizin için, size ait | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | رُءُوسُLemma: رَأْس | İsim | başlarınız | رأس | baş, başkan, lider, öncü |
| 13 | أَمۡوَٰلِكُمۡLemma: مال | İsim | mal, servet | مول | mal, servet |
| 14 | لَاLemma: لا | Edat | değil / yok | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | تَظۡلِمُونَLemma: ظَلَمَ | Fiil + İsim | zulmeder | ظلم | haksızlık etmek, zulmetmek |
| 16 | وَلَاLemma: و | Edat | ve değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | تُظۡلَمُونَLemma: ظَلَمَ | Fiil + İsim | zulmeder | ظلم | haksızlık etmek, zulmetmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.