Sûre 24 · Ayet 60
النور
24. Nûr Suresi · 60. Ayet
وَٱلْقَوَٰعِدُ مِنَ ٱلنِّسَآءِ ٱلَّـٰتِى لَا يَرْجُونَ نِكَاحًا فَلَيْسَ عَلَيْهِنَّ جُنَاحٌ أَن يَضَعْنَ ثِيَابَهُنَّ غَيْرَ مُتَبَرِّجَـٰتٍۭ بِزِينَةٍ ۖ وَأَن يَسْتَعْفِفْنَ خَيْرٌ لَّهُنَّ ۗ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ ﴿٦٠﴾
Velkavaidu minen nisail lati la yercune nikahan feleyse aleyhinne cunahun en yedane siyabehunne gayre muteberricatin bi zinetin ve en yesta'fifne hayrun lehunne vallahu semiun alim.
Bir nikah ümidi kalmayan, çocuktan kesilmiş yaşlı kadınların ise, zinetlerini (yabancı erkeklere) göstermeksizin dış elbiselerini çıkarmalarında kendilerine bir vebal yoktur. Yine de iffetli olmaları kendileri için daha hayırlıdır. Allah işitendir, bilendir
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَٱلۡقَوَٰعِدُLemma: قَواعِد | Edat + İsim | oturmak | قعد | oturmak / geri durmak / temel olmak |
| 2 | مِنَLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | ٱلنِّسَآءِLemma: نِساء | Edat + İsim | kadınlarınız | نسو | unutmak |
| 4 | ٱلَّـٰتِيLemma: الَّذِي | İsim | o ki, olan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | لَاLemma: لا | Edat | değil / yok | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | يَرۡجُونَLemma: يَرْجُوا۟ | Fiil + İsim | ummak | رجو | ummak |
| 7 | نِكَاحٗاLemma: نِكاح | İsim | evlilik | نكح | nikâhlanmak / evlenmek |
| 8 | فَلَيۡسَLemma: لَيْسَ | Edat + Fiil | değil | ليس | olmama, değil |
| 9 | عَلَيۡهِنَّLemma: عَلَى | Edat + İsim | onların üzerine, onlara | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | جُنَاحٌLemma: جُناح | İsim | sakınca | جنح | meyletmek / kanat / sakınca |
| 11 | أَنLemma: أَن | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | يَضَعۡنَLemma: وَضَعَ | Fiil + İsim | bırakırlar | وضع | koymak / doğurmak |
| 13 | ثِيَابَهُنَّLemma: ثِياب | İsim | giysiler | ثوب | karşılık/ödül; elbise/giysi |
| 14 | غَيۡرَLemma: غَيْر | İsim | başka, dışında | غير | başka olmak, değişmek |
| 15 | مُتَبَرِّجَٰتِۭLemma: مُتَبَرِّجَة | İsim | açılıp saçılan | برج | burç / açıkça görünmek |
| 16 | بِزِينَةٖۖLemma: زِينَة | Edat + İsim | süs | زين | süslemek |
| 17 | وَأَنLemma: و | Edat | ve | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 18 | يَسۡتَعۡفِفۡنَLemma: يَسْتَعْفِفْ | Fiil + İsim | iffetli davranmak | عفف | iffetli davranmak / sakınmak |
| 19 | خَيۡرٞLemma: خَيْر | İsim | hayır | خير | iyi olmak, hayır |
| 20 | لَّهُنَّۗ | Edat + İsim | onlar için (dişil) | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 21 | وَٱللَّهُLemma: اللَّه | Edat + İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 22 | سَمِيعٌLemma: سَمِيع | İsim | işitir | سمع | işitmek |
| 23 | عَلِيمٞLemma: عَلِيم | İsim | bilen, alim | علم | bilmek, bilgi, ilim |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.