Sûre 35 · Ayet 2
فاطر
35. Fâtır Suresi · 2. Ayet
مَّا يَفْتَحِ ٱللَّهُ لِلنَّاسِ مِن رَّحْمَةٍ فَلَا مُمْسِكَ لَهَا ۖ وَمَا يُمْسِكْ فَلَا مُرْسِلَ لَهُۥ مِنۢ بَعْدِهِۦ ۚ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ ﴿٢﴾
Ma yeftehıllahu lin nasi min rahmetin fela mumsike leha ve ma yumsik fela mursile lehu min ba'dihi ve huvel azizul hakim
Allah, insanlara rahmetinden neyi açarsa artık onu tutacak, kısacak olan yoktur. Her neyi de tutar kısarsa, onu da, ondan sonra salacak yoktur. O, çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | مَّاLemma: ما | İsim | ne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | يَفۡتَحِLemma: فَتَحَ | Fiil | nasip eder | فتح | açmak, fetih |
| 3 | ٱللَّهُLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 4 | لِلنَّاسِLemma: ناس | Edat + İsim | insanlar için | أنس | alışmak, yakınlık kurmak; insan |
| 5 | مِنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | رَّحۡمَةٖLemma: رَحْمَة | İsim | rahmet | رحم | merhamet etmek, rahmet |
| 7 | فَلَاLemma: ف | Edat | artık değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | مُمۡسِكَLemma: مُمْسِك | İsim | tutmak | مسك | tutmak / alıkoymak |
| 9 | لَهَاۖ | Edat + İsim | onun için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | وَمَاLemma: ما | Edat + İsim | ve olana | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | يُمۡسِكۡLemma: أَمْسَكَ | Fiil | tutmak | مسك | tutmak / alıkoymak |
| 12 | فَلَاLemma: ف | Edat | artık değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 13 | مُرۡسِلَLemma: مُرْسِل | İsim | salıveren | رسل | göndermek, elçilik |
| 14 | لَهُۥ | Edat + İsim | onun için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | مِنۢLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | بَعۡدِهِۦۚLemma: بَعْد | İsim | sonra, ardından | بعد | uzak olmak, sonra gelmek |
| 17 | وَهُوَLemma: هُوَ | Edat + İsim | ve o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 18 | ٱلۡعَزِيزُLemma: عَزِيز | Edat + İsim | güçlü, aziz | عزز | güçlü olmak |
| 19 | ٱلۡحَكِيمُLemma: حَكِيم | Edat + İsim | hikmetli, hakim | حكم | hükmetmek; hüküm, hikmet |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.