Sûre 38 · Ayet 4
ص
38. Sâd Suresi · 4. Ayet
وَعَجِبُوٓا۟ أَن جَآءَهُم مُّنذِرٌ مِّنْهُمْ ۖ وَقَالَ ٱلْكَـٰفِرُونَ هَـٰذَا سَـٰحِرٌ كَذَّابٌ ﴿٤﴾
Ve acibu en caehüm münzirun minhüm ve kalel kafirune haza sahirun kezzab.
İçlerinden kendilerine uyarıcı bir peygamber geldiğine şaştılar da kâfirler: "Bu bir sihirbazdır, yalancıdır" dediler
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَعَجِبُوٓاْLemma: عَجِبُ | Edat + Fiil + İsim | şaşırmak | عجب | şaşmak / hayran kalmak |
| 2 | أَنLemma: أَن | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | جَآءَهُمLemma: جاءَ | Fiil + İsim | gelir | جيأ | gelmek |
| 4 | مُّنذِرٞLemma: مُنذِر | İsim | uyarmak, korkutmak | نذر | uyarmak, korkutmak |
| 5 | مِّنۡهُمۡۖLemma: مِن | Edat + İsim | onlardan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | وَقَالَLemma: قالَ | Edat + Fiil | der | قول | söylemek, söz |
| 7 | ٱلۡكَٰفِرُونَLemma: كافِر | Edat + İsim | kafir | كفر | örtmek, inkâr etmek |
| 8 | هَٰذَاLemma: ذا | Edat + İsim | bu | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | سَٰحِرٞLemma: ساحِر | İsim | sihirbaz | سحر | büyü yapmak; seher vakti |
| 10 | كَذَّابٌLemma: كَذّاب | İsim | yalanlar | كذب | yalan söylemek, yalanlamak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.