Sûre 4 · Ayet 50
النساء
4. Nisâ Suresi · 50. Ayet
ٱنظُرْ كَيْفَ يَفْتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ ۖ وَكَفَىٰ بِهِۦٓ إِثْمًا مُّبِينًا ﴿٥٠﴾
Unzur keyfe yefterune alellahil kezibe ve kefa bihi ismen mübina.
Bak nasıl da Allah'a yalan uyduruyorlar. Apaçık bir günah olarak bu yeter
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ٱنظُرۡLemma: نَظَرَ | Fiil | bakar | نظر | bakmak |
| 2 | كَيۡفَLemma: كَيْف | İsim | nasıl | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | يَفۡتَرُونَLemma: افْتَرَى | Fiil + İsim | iftira etti | فري | yarmak/kesmek; uydurmak/iftira etmek |
| 4 | عَلَىLemma: عَلَى | Edat | üzerine, üstüne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | ٱللَّهِLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 6 | ٱلۡكَذِبَۖLemma: كَذِب | Edat + İsim | yalanlar | كذب | yalan söylemek, yalanlamak |
| 7 | وَكَفَىٰLemma: كَفَى | Edat + Fiil | sana yeter | كفي | yetmek / kâfi gelmek |
| 8 | بِهِۦٓ | Edat + İsim | onunla, ona, onda | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | إِثۡمٗاLemma: إِثْم | İsim | günah | أثم | günah işlemek |
| 10 | مُّبِينًاLemma: مُبِين | İsim | apaçık | بين | ayırmak, açıklamak, belli olmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.