Sûre 4 · Ayet 56
النساء
4. Nisâ Suresi · 56. Ayet
إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا سَوْفَ نُصْلِيهِمْ نَارًا كُلَّمَا نَضِجَتْ جُلُودُهُم بَدَّلْنَـٰهُمْ جُلُودًا غَيْرَهَا لِيَذُوقُوا۟ ٱلْعَذَابَ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَزِيزًا حَكِيمًا ﴿٥٦﴾
İnnallezine keferu bi ayatina sevfe nuslihim naran küllema nadicet cüluduhum beddelnahum cüluden gayraha li yezuku el azabe innallahe kane azizen hakima.
Şüphesiz ki âyetlerimizi inkâr eden kâfirleri biz yarın bir ateşe atacağız. Derileri piştikçe azabı duysunlar diye, kendilerine başka deriler vereceğiz. Çünkü, Allah gerçekten çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إِنَّLemma: إِنّ | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | كَفَرُواْLemma: كَفَرَ | Fiil + İsim | inkâr ettiler | كفر | örtmek, inkâr etmek |
| 4 | بِـَٔايَٰتِنَاLemma: آيَة | Edat + İsim | âyetlerimizde | أيي | alamet, işaret, ayet |
| 5 | سَوۡفَLemma: سَوْف | Edat | yakında (gelecek zaman) | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | نُصۡلِيهِمۡLemma: أُصْلِي | Fiil + İsim | onları yakarız | صلي | ateşe girmek; yanmak; yakmak |
| 7 | نَارٗاLemma: نار | İsim | ateş/Cehennem | نور | aydın olmak, ışık |
| 8 | كُلَّمَاLemma: كُلَّما | İsim | hepsi | كلل | bütün, tamamı |
| 9 | نَضِجَتۡLemma: نَضِجَتْ | Fiil | pişmek | نضج | pişmek |
| 10 | جُلُودُهُمLemma: جُلُود | İsim | deriler | جلد | deri / kırbaçlamak |
| 11 | بَدَّلۡنَٰهُمۡLemma: بَدَّلَ | Fiil + İsim | değiştirmek | بدل | değiştirmek |
| 12 | جُلُودًاLemma: جُلُود | İsim | deriler | جلد | deri / kırbaçlamak |
| 13 | غَيۡرَهَاLemma: غَيْر | İsim | başka, dışında | غير | başka olmak, değişmek |
| 14 | لِيَذُوقُواْLemma: ذاقُ | Edat + Fiil + İsim | tadın | ذوق | tatmak |
| 15 | ٱلۡعَذَابَۗLemma: عَذاب | Edat + İsim | azap | عذب | azap etmek, ceza vermek |
| 16 | إِنَّLemma: إِنّ | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | ٱللَّهَLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 18 | كَانَLemma: كانَ | Fiil | idi | كون | olmak, var olmak |
| 19 | عَزِيزًاLemma: عَزِيز | İsim | güçlü, aziz | عزز | güçlü olmak |
| 20 | حَكِيمٗاLemma: حَكِيم | İsim | hikmetli, hakim | حكم | hükmetmek; hüküm, hikmet |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.