Sûre 4 · Ayet 7
النساء
4. Nisâ Suresi · 7. Ayet
لِّلرِّجَالِ نَصِيبٌ مِّمَّا تَرَكَ ٱلْوَٰلِدَانِ وَٱلْأَقْرَبُونَ وَلِلنِّسَآءِ نَصِيبٌ مِّمَّا تَرَكَ ٱلْوَٰلِدَانِ وَٱلْأَقْرَبُونَ مِمَّا قَلَّ مِنْهُ أَوْ كَثُرَ ۚ نَصِيبًا مَّفْرُوضًا ﴿٧﴾
Lir ricali nasibun mimma terakel validani vel akrabune ve lin nisai nas
Ana, baba ve akrabaların miras olarak bıraktıklarında erkeklerin hissesi vardır. Kadınların da ana, baba ve akrabaların bıraktıklarında hisseleri vardır. Bunlar, az olsun çok olsun, farz kılınmış bir hissedir
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | لِّلرِّجَالِLemma: رِجال | Edat + İsim | erkek | رجل | adam, yürüme |
| 2 | نَصِيبٞLemma: نَصِيب | İsim | pay | نصب | pay / dikmek / yorgunluk |
| 3 | مِّمَّاLemma: ما | Edat + İsim | ne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | تَرَكَLemma: تَرَكَ | Fiil | bırakır | ترك | terk etmek |
| 5 | ٱلۡوَٰلِدَانِLemma: والِد | Edat + İsim | ebeveyn | ولد | doğurmak |
| 6 | وَٱلۡأَقۡرَبُونَLemma: أَقْرَب | Edat + İsim | yakınlar | قرب | yaklaşmak |
| 7 | وَلِلنِّسَآءِLemma: نِساء | Edat + İsim | kadınlar | نسو | unutmak |
| 8 | نَصِيبٞLemma: نَصِيب | İsim | pay | نصب | pay / dikmek / yorgunluk |
| 9 | مِّمَّاLemma: ما | Edat + İsim | ne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | تَرَكَLemma: تَرَكَ | Fiil | bırakır | ترك | terk etmek |
| 11 | ٱلۡوَٰلِدَانِLemma: والِد | Edat + İsim | ebeveyn | ولد | doğurmak |
| 12 | وَٱلۡأَقۡرَبُونَLemma: أَقْرَب | Edat + İsim | yakınlar | قرب | yaklaşmak |
| 13 | مِمَّاLemma: ما | Edat + İsim | şeyden | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | قَلَّLemma: قَلَّ | Fiil | az, biraz | قلل | azaltmak |
| 15 | مِنۡهُLemma: مِن | Edat + İsim | ondan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | أَوۡLemma: أَو | Edat | veya | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | كَثُرَۚLemma: كَثُرَ | Fiil | çoğalmak | كثر | çoğalmak |
| 18 | نَصِيبٗاLemma: نَصِيب | İsim | pay | نصب | pay / dikmek / yorgunluk |
| 19 | مَّفۡرُوضٗاLemma: مَفْرُوض | İsim | farz | فرض | farz kılmak / belirlemek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.