Sûre 40 · Ayet 82
غافر
40. Mü'min Suresi · 82. Ayet
أَفَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۚ كَانُوٓا۟ أَكْثَرَ مِنْهُمْ وَأَشَدَّ قُوَّةً وَءَاثَارًا فِى ٱلْأَرْضِ فَمَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ ﴿٨٢﴾
Efe lem yesiru fil ardı fe yenzuru keyfe kane akıbetullezine min kablihim kanu eksere minhum ve eşedde kuvveten ve asaran fil ardı fe ma ağna anhum ma kanu yeksibun
Daha yeryüzünde gezip de bir bakmazlar mı? Kendilerinden öncekilerin sonu nasıl olmuş? Onlar kendilerinden hem daha çok, hem de kuvvetçe ve yeryüzündeki eserlerinin sağlamlığı bakımından daha çetindiler. Öyle iken o kazandıkları şeyler, kendilerini kurtaramadı
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أَفَلَمۡLemma: أ | İsim + Edat | mı? (soru) | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | يَسِيرُواْLemma: سارَ | Fiil + İsim | yürürler | سير | yolculuk etmek |
| 3 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 4 | ٱلۡأَرۡضِLemma: أَرْض | Edat + İsim | yeryüzü | أرض | yeryüzü, toprak |
| 5 | فَيَنظُرُواْLemma: نَظَرَ | Edat + Fiil + İsim | bakar | نظر | bakmak |
| 6 | كَيۡفَLemma: كَيْف | İsim | nasıl | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | كَانَLemma: كانَ | Fiil | idi | كون | olmak, var olmak |
| 8 | عَٰقِبَةُLemma: عاقِبَة | İsim | akıbet, son | عقب | ardından gelmek |
| 9 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | مِنLemma: مِن | Edat | -den, -dan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | قَبۡلِهِمۡۚLemma: قَبْل | İsim | önce | قبل | önce olmak, önünde olmak |
| 12 | كَانُوٓاْLemma: كانَ | Fiil + İsim | olur | كون | olmak, var olmak |
| 13 | أَكۡثَرَLemma: أَكْثَر | İsim | çoğu, daha fazla | كثر | çoğalmak |
| 14 | مِنۡهُمۡLemma: مِن | Edat + İsim | onlardan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | وَأَشَدَّLemma: أَشَدّ | Edat + İsim | daha şiddetli | شدد | sert, şiddetli |
| 16 | قُوَّةٗLemma: قُوَّة | İsim | güçlü olmak | قوي | güçlü olmak |
| 17 | وَءَاثَارٗاLemma: أَثَر | Edat + İsim | izleri | أثر | iz, etki, eser, tesir |
| 18 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 19 | ٱلۡأَرۡضِLemma: أَرْض | Edat + İsim | yeryüzü | أرض | yeryüzü, toprak |
| 20 | فَمَآLemma: ف | Edat | ve, böylece | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 21 | أَغۡنَىٰLemma: أَغْنَى | Fiil | zengin olmak | غني | zengin olmak |
| 22 | عَنۡهُمLemma: عَن | Edat + İsim | onlardan, onları ilişkin | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 23 | مَّاLemma: ما | İsim | ne | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 24 | كَانُواْLemma: كانَ | Fiil + İsim | idiler | كون | olmak, var olmak |
| 25 | يَكۡسِبُونَLemma: كَسَبَ | Fiil + İsim | kazanır | كسب | kazanmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.