Sûre 5 · Ayet 11
المائدة
5. Mâide Suresi · 11. Ayet
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱذْكُرُوا۟ نِعْمَتَ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ هَمَّ قَوْمٌ أَن يَبْسُطُوٓا۟ إِلَيْكُمْ أَيْدِيَهُمْ فَكَفَّ أَيْدِيَهُمْ عَنكُمْ ۖ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ ۚ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ ٱلْمُؤْمِنُونَ ﴿١١﴾
Ya eyyuhellezine amenuzkuru ni'metellahi aleykum iz hemme kavmun en yebsutu ileykum eydiyehum fekeffe eydiyehum ankum vettekullahe ve alellahi felyetevekkelil mu'minun.
Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size el uzatmaya (tecavüze) yeltenmişti de, O (Allah) onların ellerini sizden çekmişti. Allah'tan korkun. Müminler yalnız Allah'a dayansınlar
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يَـٰٓأَيُّهَاLemma: أَيّ | Edat + İsim | ey | أيي | alamet, işaret, ayet |
| 2 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | ءَامَنُواْLemma: آمَنَ | Fiil + İsim | iman ettiler | أمن | güvenmek, emin olmak, inanmak |
| 4 | ٱذۡكُرُواْLemma: ذَكَرَ | Fiil + İsim | zikir | ذكر | hatırlamak, anmak; zikir |
| 5 | نِعۡمَتَLemma: نِعْمَة | İsim | nimet | نعم | nimet vermek, iyilik |
| 6 | ٱللَّهِLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 7 | عَلَيۡكُمۡLemma: عَلَى | Edat + İsim | sizin üzerinize | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | إِذۡLemma: إِذ | İsim | o zaman, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | هَمَّLemma: هَمَّ | Fiil | karar verdi | همم | niyetlenmek / tasarlamak / kaygılanmak |
| 10 | قَوۡمٌLemma: قَوْم | İsim | kavim | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 11 | أَنLemma: أَن | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | يَبۡسُطُوٓاْLemma: بَسَطَ | Fiil + İsim | genişletir | بسط | yaymak / genişletmek / bolluk vermek |
| 13 | إِلَيۡكُمۡLemma: إِلَى | Edat + İsim | sana | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | أَيۡدِيَهُمۡLemma: يَد | İsim | el | يدي | el, güç |
| 15 | فَكَفَّLemma: كَفَّ | Edat + Fiil | alıkoymak | كفف | alıkoymak / çekmek |
| 16 | أَيۡدِيَهُمۡLemma: يَد | İsim | el | يدي | el, güç |
| 17 | عَنكُمۡۖLemma: عَن | Edat + İsim | sizden, sizin hakkınızdan | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 18 | وَٱتَّقُواْLemma: اتَّقَى | Edat + Fiil + İsim | sakındı, korundu | وقي | korumak, sakınmak; takva |
| 19 | ٱللَّهَۚLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 20 | وَعَلَىLemma: و | Edat | ve üzerine | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 21 | ٱللَّهِLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 22 | فَلۡيَتَوَكَّلِLemma: تَوَكَّلْ | Edat + Fiil | tevekkül | وكل | güvenip bırakmak |
| 23 | ٱلۡمُؤۡمِنُونَLemma: مُؤْمِن | Edat + İsim | mümin | أمن | güvenmek, emin olmak, inanmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.