Sûre 9 · Ayet 8
التوبة
9. Tevbe Suresi · 8. Ayet
كَيْفَ وَإِن يَظْهَرُوا۟ عَلَيْكُمْ لَا يَرْقُبُوا۟ فِيكُمْ إِلًّا وَلَا ذِمَّةً ۚ يُرْضُونَكُم بِأَفْوَٰهِهِمْ وَتَأْبَىٰ قُلُوبُهُمْ وَأَكْثَرُهُمْ فَـٰسِقُونَ ﴿٨﴾
Keyfe ve in yazheru aleykum la yerkubu fikum illen ve la zimmeten yurdunekum bi efvahihim ve te'ba kulubuhum ve ekseruhum fasikun.
Onlarla nasıl sözleşme olabilir ki, sizin aleyhinize ellerine bir fırsat geçse, hakkınızda ne bir antlaşma gözetirler, ne de bir yemin. Dil ucuyla sizi hoşnud etmeye çalışırlar, fakat kalbleri o kadarına da razı olmaz. Zaten onların çoğu fasıktırlar
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | كَيۡفَLemma: كَيْف | İsim | nasıl | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | وَإِنLemma: و | Edat | ve | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | يَظۡهَرُواْLemma: ظَهَرَ | Fiil + İsim | üstün gelmek | ظهر | görünmek, zahir |
| 4 | عَلَيۡكُمۡLemma: عَلَى | Edat + İsim | sizin üzerinize | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | لَاLemma: لا | Edat | değil / yok | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 6 | يَرۡقُبُواْLemma: يَرْقُبُ | Fiil + İsim | gözetmek | رقب | gözetmek / beklemek / boyun |
| 7 | فِيكُمۡLemma: فِي | Edat + İsim | içinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | إِلّٗاLemma: إِلّ | İsim | akrabalık | ألل | ilahi, tanrı, Allah |
| 9 | وَلَاLemma: و | Edat | ve değil | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | ذِمَّةٗۚLemma: ذِمَّة | İsim | koruma ahdi | ذمم | zimmet, borç, sorumluluk, güven |
| 11 | يُرۡضُونَكُمLemma: يُرْضُ | Fiil + İsim | razı olmak | رضو | razı olmak |
| 12 | بِأَفۡوَٰهِهِمۡLemma: أَفْواه | Edat + İsim | ağızları | فوه | ağız |
| 13 | وَتَأۡبَىٰLemma: أَبَى | Edat + Fiil | reddeder | أبي | reddetmek; kabul etmemek; kaçınmak |
| 14 | قُلُوبُهُمۡLemma: قَلْب | İsim | kalp | قلب | dönmek, kalp |
| 15 | وَأَكۡثَرُهُمۡLemma: أَكْثَر | Edat + İsim | çoğu, daha fazla | كثر | çoğalmak |
| 16 | فَٰسِقُونَLemma: فاسِق | İsim | fasık | فسق | sapıtmak, fasıklık |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.