Sûre 11 · Ayet 65
هود
11. Hûd Suresi · 65. Ayet
فَعَقَرُوهَا فَقَالَ تَمَتَّعُوا۟ فِى دَارِكُمْ ثَلَـٰثَةَ أَيَّامٍ ۖ ذَٰلِكَ وَعْدٌ غَيْرُ مَكْذُوبٍ ﴿٦٥﴾
Fe akaruha fe kale temetteu fi dariküm selasete eyyamin zalike va'dün gayru mektub
Derken, o deveyi kestiler. Bunun üzerine Salih dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. İşte bu, yalan çıkmayacak olan kesin bir vaaddir
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فَعَقَرُوهَاLemma: عَقَرَ | Edat + Fiil + İsim | kesmek | عقر | kesmek / kısır olmak |
| 2 | فَقَالَLemma: قالَ | Edat + Fiil | der | قول | söylemek, söz |
| 3 | تَمَتَّعُواْLemma: تَمَتَّعَ | Fiil + İsim | faydalandırmak | متع | yararlandırmak |
| 4 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | دَارِكُمۡLemma: دار | İsim | yurt, ev | دور | dönmek/dolaşmak; devir/döngü; yurt/ev |
| 6 | ثَلَٰثَةَLemma: ثَلاثَة | İsim | üç | ثلث | üçte bir, üçüncü, bölmek, paylaştırmak |
| 7 | أَيَّامٖۖLemma: يَوْم | İsim | gün | يوم | gün, zaman |
| 8 | ذَٰلِكَLemma: ذا | İsim + Edat | işte bu | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 9 | وَعۡدٌLemma: وَعْد | İsim | vaat etti | وعد | söz vermek |
| 10 | غَيۡرُLemma: غَيْر | İsim | başka, dışında | غير | başka olmak, değişmek |
| 11 | مَكۡذُوبٖLemma: مَكْذُوب | İsim | yalanlar | كذب | yalan söylemek, yalanlamak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.