Sûre 11 · Ayet 66
هود
11. Hûd Suresi · 66. Ayet
فَلَمَّا جَآءَ أَمْرُنَا نَجَّيْنَا صَـٰلِحًا وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ بِرَحْمَةٍ مِّنَّا وَمِنْ خِزْىِ يَوْمِئِذٍ ۗ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ ٱلْقَوِىُّ ٱلْعَزِيزُ ﴿٦٦﴾
Fe lemma cae emruna necceyna salihan vellezine amenu meahu bi rahmetin minna ve min hizyi yevmeizin inne rabbeke hüvel kaviyyül aziz
Ne zaman ki, azap emrimiz geldi, Salih'i ve beraberindeki iman edenleri, tarafımızdan bir rahmet sayesinde kurtardık, üstelik o günün perişanlığından da kurtardık. Hiç şüphesiz Rabbin güçlüdür, mutlak üstündür
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فَلَمَّاLemma: لَمّا | Edat + İsim | henüz, -dığında | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | جَآءَLemma: جاءَ | Fiil | gelir | جيأ | gelmek |
| 3 | أَمۡرُنَاLemma: أَمْر | İsim | emir, iş | أمر | emretmek, iş |
| 4 | نَجَّيۡنَاLemma: نَجَّى | Fiil + İsim | sizi kurtardık | نجو | kurtulmak |
| 5 | صَٰلِحٗاLemma: صالِح | İsim | salih | صلح | ıslah, iyi olmak |
| 6 | وَٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | Edat + İsim | ve kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | ءَامَنُواْLemma: آمَنَ | Fiil + İsim | iman ettiler | أمن | güvenmek, emin olmak, inanmak |
| 8 | مَعَهُۥLemma: مَع | İsim | ile beraber | معي | beraberlik, eşlik; birlikte bulunma |
| 9 | بِرَحۡمَةٖLemma: رَحْمَة | Edat + İsim | rahmet | رحم | merhamet etmek, rahmet |
| 10 | مِّنَّاLemma: مِن | Edat + İsim | bizden | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | وَمِنۡLemma: و | Edat | ve -den | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | خِزۡيِLemma: خِزْى | İsim | rezillik | خزي | rezil olmak / aşağılanmak |
| 13 | يَوۡمِئِذٍۚLemma: يَوْم | İsim | gün | يوم | gün, zaman |
| 14 | إِنَّLemma: إِنّ | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 15 | رَبَّكَLemma: رَبّ | İsim | rab | ربب | terbiye etmek, yetiştirmek, yönetmek; Rab |
| 16 | هُوَLemma: هُوَ | İsim | o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | ٱلۡقَوِيُّLemma: قَوِيّ | Edat + İsim | güçlü olmak | قوي | güçlü olmak |
| 18 | ٱلۡعَزِيزُLemma: عَزِيز | Edat + İsim | güçlü, aziz | عزز | güçlü olmak |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.