Sûre 13 · Ayet 3
الرعد
13. Ra'd Suresi · 3. Ayet
وَهُوَ ٱلَّذِى مَدَّ ٱلْأَرْضَ وَجَعَلَ فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنْهَـٰرًا ۖ وَمِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ جَعَلَ فِيهَا زَوْجَيْنِ ٱثْنَيْنِ ۖ يُغْشِى ٱلَّيْلَ ٱلنَّهَارَ ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ ﴿٣﴾
Ve huvellezi meddel arda ve ceale fiha revasiye ve enharan ve min kullis semerati ceale fiha zevceyni isnayni yuğşil leylen nehara inne fi zalike le ayatin li kavmin yetefekkerun.
Yeryüzünü enine boyuna yayıp döşeyen, onda oturaklı dağlar ve ırmaklar meydana getiren ve yeryüzünde meyvelerin hepsinden iki çift yapan O'dur. Sürekli olarak gece ile gündüzü birbirine dolamaktadır. Düşünecek olan bir kavim için bunda muhakkak ki, ibretler vardır
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَهُوَLemma: هُوَ | Edat + İsim | ve o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | ٱلَّذِيLemma: الَّذِي | İsim | ki o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 3 | مَدَّLemma: مَدَّ | Fiil | uzatmak | مدد | uzatmak / destek vermek |
| 4 | ٱلۡأَرۡضَLemma: أَرْض | Edat + İsim | yer | أرض | yeryüzü, toprak |
| 5 | وَجَعَلَLemma: جَعَلَ | Edat + Fiil | kıldı, yaptı | جعل | kılmak, yapmak |
| 6 | فِيهَاLemma: فِي | Edat + İsim | onda | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | رَوَٰسِيَLemma: رَواسِي | İsim | dağ | رسو | sabit olmak / demirlemek |
| 8 | وَأَنۡهَٰرٗاۖLemma: نَهَر | Edat + İsim | ırmaklar | نهر | akmak, nehir |
| 9 | وَمِنLemma: و | Edat | ve | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | كُلِّLemma: كُلّ | İsim | her | كلل | bütün, tamamı |
| 11 | ٱلثَّمَرَٰتِLemma: ثَمَرَة | Edat + İsim | meyveler | ثمر | meyve vermek |
| 12 | جَعَلَLemma: جَعَلَ | Fiil | kıldı, yaptı | جعل | kılmak, yapmak |
| 13 | فِيهَاLemma: فِي | Edat + İsim | onda | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 14 | زَوۡجَيۡنِLemma: زَوْج | İsim | eş, çift | زوج | çift olmak |
| 15 | ٱثۡنَيۡنِۖLemma: اثْنَيْن | İsim | iki | ثني | iki yapmak / katlamak / tekrarlamak |
| 16 | يُغۡشِيLemma: أُغْشِيَتْ | Fiil | örtmek | غشو | örtmek / kaplamak / perdelemek |
| 17 | ٱلَّيۡلَLemma: لَيْل | Edat + İsim | gece | ليل | gecelemek |
| 18 | ٱلنَّهَارَۚLemma: نَهار | Edat + İsim | gündüz | نهر | akmak, nehir |
| 19 | إِنَّLemma: إِنّ | Edat | şüphesiz, gerçekten | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 20 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 21 | ذَٰلِكَLemma: ذا | İsim + Edat | işte bu | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 22 | لَأٓيَٰتٖLemma: آيَة | Edat + İsim | ayet, delil | أيي | alamet, işaret, ayet |
| 23 | لِّقَوۡمٖLemma: قَوْم | Edat + İsim | kavim | قوم | ayağa kalkmak, ayakta durmak; kavim, topluluk |
| 24 | يَتَفَكَّرُونَLemma: يَتَفَكَّرُ | Fiil + İsim | düşünmek | فكر | düşünmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.