Sûre 18 · Ayet 101
الكهف
18. Kehf Suresi · 101. Ayet
ٱلَّذِينَ كَانَتْ أَعْيُنُهُمْ فِى غِطَآءٍ عَن ذِكْرِى وَكَانُوا۟ لَا يَسْتَطِيعُونَ سَمْعًا ﴿١٠١﴾
Ellezin kanet a'yunuhum fi gıtâin an zikri ve kânu lâ yestetîune sem'an
Onlar ki, beni hatırlatan âyetlerimden gözleri bir örtü içindeydi. İşitmeye de tahammül edemiyorlardı
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ٱلَّذِينَLemma: الَّذِي | İsim | kimseler | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | كَانَتۡLemma: كانَ | Fiil | olur | كون | olmak, var olmak |
| 3 | أَعۡيُنُهُمۡLemma: عَيْن | İsim | göz, kaynak | عين | göz, kaynak |
| 4 | فِيLemma: فِي | Edat | i̇çinde | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 5 | غِطَآءٍLemma: غِطاء | İsim | örtü | غطو | örtmek, kaplamak, kapatmak, gizlemek |
| 6 | عَنLemma: عَن | Edat | hakkında, -den | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 7 | ذِكۡرِيLemma: ذِكْر | İsim | zikir | ذكر | hatırlamak, anmak; zikir |
| 8 | وَكَانُواْLemma: كانَ | Edat + Fiil + İsim | olur | كون | olmak, var olmak |
| 9 | لَاLemma: لا | Edat | değil / yok | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | يَسۡتَطِيعُونَLemma: اسْتَطاعَ | Fiil + İsim | güç yetirdi | طوع | itaat etmek |
| 11 | سَمۡعًاLemma: سَمْع | İsim | işitir | سمع | işitmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.