Sûre 23 · Ayet 117
المؤمنون
23. Mü'minûn Suresi · 117. Ayet
وَمَن يَدْعُ مَعَ ٱللَّهِ إِلَـٰهًا ءَاخَرَ لَا بُرْهَـٰنَ لَهُۥ بِهِۦ فَإِنَّمَا حِسَابُهُۥ عِندَ رَبِّهِۦٓ ۚ إِنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلْكَـٰفِرُونَ ﴿١١٧﴾
Ve men yed'u me'allahi ilahen ahara la burhane lehu bihi feinnema hisabuhu inde rabbihi innehu la yuflihul kafirun.
Her kim Allah ile birlikte diğer bir tanrıya taparsaki bu hususla ilgili hiçbir delili yoktur o kimsenin hesabı ancak Rabbinin nezdindedir. Şurası muhakkak ki, kâfirler kurtuluşa eremezler
— Elmalılı H. Yazır
Kelimeler tek tek gösterilir; tür, anlam ve kök bilgileri aynı satırda verilir.
| # | Kelime | Tür | Anlam | Kök | Kök açıklaması |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وَمَنLemma: مَن | Edat + İsim | ve kim | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 2 | يَدۡعُLemma: دَعا | Fiil | çağırır | دعو | çağırmak, dua etmek |
| 3 | مَعَLemma: مَع | İsim | ile beraber | معي | beraberlik, eşlik; birlikte bulunma |
| 4 | ٱللَّهِLemma: اللَّه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 5 | إِلَٰهًاLemma: إِلٰه | İsim | Allah | أله | ilah, ibadet etmek |
| 6 | ءَاخَرَLemma: آخَر | İsim | başka, diğer | أخر | ertelemek, sonra olmak |
| 7 | لَاLemma: لا | Edat | değil / yok | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 8 | بُرۡهَٰنَLemma: بُرْهان | İsim | delil | برهن | delil getirmek, ispat etmek, kanıt sunmak |
| 9 | لَهُۥ | Edat + İsim | onun için | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 10 | بِهِۦ | Edat + İsim | onunla | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 11 | فَإِنَّمَاLemma: ف | Edat | o halde ancak | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 12 | حِسَابُهُۥLemma: حِساب | İsim | hesap | حسب | hesaplamak |
| 13 | عِندَLemma: عِند | İsim | yanında, katında | عند | yanında bulunmak |
| 14 | رَبِّهِۦٓۚLemma: رَبّ | İsim | rab | ربب | terbiye etmek, yetiştirmek, yönetmek; Rab |
| 15 | إِنَّهُۥLemma: إِنّ | Edat + İsim | şüphesiz o | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 16 | لَاLemma: لا | Edat | değil / yok | Kök bilgisi yok | Kök bilgisi yok. |
| 17 | يُفۡلِحُLemma: أَفْلَحَ | Fiil | kurtulur | فلح | kurtulmak, felah |
| 18 | ٱلۡكَٰفِرُونَLemma: كافِر | Edat + İsim | kafir | كفر | örtmek, inkâr etmek |
Temel anlam verisi büyük ölçüde mevcut.